ekip çalışması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekip çalışması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2013 Perşembe

ÖZÜR DİLERİM


"ÖZÜR DİLERİM" demek zor değil.

"TEŞEKKÜR EDERİM" demek de öyle.

"HAKLISIN" da,

"BANA ÖĞRETİR MİSİN?" de,

"BU KONUDA SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?" da,

"BU ELEŞTİRİN ÇALIŞMA İÇİN ÇOK ÖNEMLİ" de,

"SANA KATILIYORUM" da,

"ÇALIŞMAN İÇİN SENİ GÖNÜLDEN TEBRİK EDERİM. ACABA BURAYI DİĞER GRUPLARA DA HİTAP ETMESİ AMACIYLA ŞÖYLE DE YAPABİLİR MİYİZ?" de,

"ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMA YAPMIŞSIN" da,

"ENDİŞELENME, ÜSTESİNDEN GELİRİZ" de,

"ŞU AN ZİHNİM YORGUN VE BAHSETTİĞİN KONU ÖNEMLİ GÖRÜNÜYOR. BİR ŞEYLERİ KAÇIRMAK İSTEMEM, YARIN ETRAFLICA KONUŞALIM MI?" da

"BİLMİYORUM" da,

"YARDIMINA İHTİYACIM VAR" da...

Hiçbirini söylemek zor değil aslında. İş yaşamında yükselebilmek, yaptığımız işe değer katmak, kaliteli işler çıkarmak için...

İş hayatının yoğunluğu ve karmaşası içerisinde, birbirimize "iyi" davranmayı unutuyoruz bazen. Belki de çoğu zaman. Oysa iyi iletişim kurabilmenin öyle çok yolu var ki... Yukarıdaki örnekler, bu ifadelerden aklıma gelen yalnızca birkaçı.

Ve bu ifadelerin tamamı karşı tarafa "evet" dememesine rağmen, "hayır"ları bile olumlu kılıyor. Nezaket, karşı tarafa kabul ettiremeyeceğiniz şeylerin olmasına imkan sağlıyor.

Örneğin; " Projenin şurası olmamış, onun değişmesi lazım." demek yerine, "Çalışmanız harika, fakat acaba A hedefimize ulaşmak amacıyla şurada minik bir oynama yapsak sizce nasıl olur?" derseniz, hem nezaketinizi korumuş olacaksınız, hem çalışmanın sahibine ve harcadığı emeğe saygınızı göstereceksiniz, hem de istediğiniz değişikliği kolaylıkla kabul etmelerini sağlayacaksınız. Çünkü bu nezaketiniz ve diğer noktalarda gösterdiğiniz beğeniden sonra, fikir ve önerilerinize daha çok değer verilecek ve daha fazla dinleneceksiniz.

İyi iletişim üzerine bir küçük örnek daha verelim: Bir iş arkadaşınız elinde yeni hazırladığı çalışması ve her halinden anlaşılan heves ve heyecanıyla, masanıza geliyor. Belki yorumlarınızı almak için, belki yardıma ihtiyacı var. Sizse işten başınızı kaldıramıyorsunuz. Oflayıp puflamak, "Görmüyor musun halimi?!" demek yerine, bir an durun, nefes alın, sakin bir ses tonu ve tebessümle, önce konuyu sorun, yardıma ihtiyacı olup olmadığını öğrenin. Aciliyet durumunu sorun, eğer çok acil değilse, ona nazikçe şu an yetiştirmek zorunda olduğunuz bir çalışma olduğunu, projesinin sizin için önem taşıdığını, geçiştirmek istemediğinizi ve bunu daha sakin bir zamanda hakkını vererek incelemenizin daha sağlıklı olacağını düşündüğünüzü söyleyin. En yakın zaman için kendisiyle sözleşin. Emin olun arkadaşınız kendini daha mutlu ve değerli hissedecektir.

Sanıyorum iyi iletişim kurmak hiç de zor değil. Siz ne dersiniz?


25 Kasım 2012 Pazar

FİZİKSEL ÇEVRENİN STRESE ETKİSİ

Gününüzün büyük bir parçasını geçirdiğiniz çalışma ortamınız oldukça önemli.

Yetersiz ofis araç gereçleri, kışın ısınmayan ya da tasarruf adı altında hiç ısıtılmayan buz gibi ofisler, tüm işiniz telefon üzerine kuruluyken, size verilen bozuk telefonlar, kendinize ait bir çalışma alanınızın olmayışı, gürültülü ve hareketli bir ortam...

Bu kadar bile süreklilik gösterdiğinde sizi mutsuz etmeye yetiyor.

Ne Yapmalı?

Bu durumu düzeltmek için hem sizin yapabileceğiniz, hem de yönetme ileterek çözebileceğiniz bazı noktalar var:

* Masanızı, dolabınızı temiz ve düzenli tutun. Üst üste yığılmış dosyalar, aralara sıkışıp kaybolmuş notlar hem sizi boğar, hem de işin kalitesini düşürür.
* Belki çok klişe ama, ufak bir çiçek alıp masanızın köşesine koyun. İnanın en bunaldığınız anlarda insana moral veriyor :) 
* Açık ofiste çalışıyorsanız ve yönetim tarafından belirlenmiş kurallarınız yoksa, ortak yaşam alanlarınız için çalışma arkadaşlarınızla birlikte minik kurallar belirleyin. Eğer varsa, bunları işler hale getirin. Ufak notlar hazırlayın mesela. Ofisinizin kapısında, masalarınızda, ortak kullandığınız dolaplarda, tuvalet kapılarında... Çalıştığınız insanları sürekli uyaramazsınız. Bu hem bıktırıcı olacaktır, hem de ilişkilerinizi zedeleyebilir. Sizi sürekli uyarsalar ne hissederdiniz? Bu nedenle minik, esprili hatırlatma notları işe yarayacaktır. Ofisinizin temizliğinden sorumlu biri yoksa, bir görevli alınana kadar bunu kendi içinizde çözün. Örneğin herkesin belirlenen ortak bir günde masasını silmesi bile, hem ekip içinde bir paylaşım yaratacak, hem de çalıştığınız ortamı güzelleştirecektir.

Bunlar sizin kontrolünüzde olan şeyler elbette. Bir de çözümü sizin dışınızda olacak sorunlar var. Bunlar için de mutlaka yapabileceğiniz şeyler var:

* Ofisiniz soğuksa, telefonlarınız bozuksa, ilgili teknik birimlerden destek isteyin. Yine olmuyorsa, durumu ve beklentilerinizi yönetime yazılı olarak bildirin ve sürecin takipçisi olun. Burada dikkat etmeniz gereken şey, sadece sorunu yazmamak. Sorunu açıkladıktan sonra, çözüme ilişkin fikir ve önerilerinizi, bu anlamda yönetimden beklediğiniz desteğin ne olduğunu da açık ve net bir biçimde yazarsanız, şikayetçi değil, çözüm odaklı bir çalışan olarak algılanırsınız:)