yetersiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yetersiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2015 Çarşamba

KÖTÜ YÖNETİCİLERİN 10 ÖZELLİĞİ

Son yıllarda yapılan araştırmalara göre çalışanların en az yüzde 51i işyerinde mutsuz olduğunu söylüyor ve oranlar her geçen yıl artıyor. Ağırlıklı sebep ise genel kanının aksine, maaş ya da iş yoğunluğu değil. Çalışanlar en çok yöneticilerinden yana sorun yaşadıklarını dile getiriyor.

Peki yöneticilerin hangi özellikleri mutsuz çalışanların çoğalmasına sebep oluyor?
  1. Pozisyonun gerektirdiği bilgi birikimine sahip olmamak: Kendisinin yetersiz olduğunu bilen yöneticiler, bu eksikliği kapatmak amacıyla hırçın ve ısrarcı davranırlar. Bu durum, kendilerine bağlı çalışanları zor durumda bırakır.
  2. Uzmanlık alanı olmayan konularda, statüsünü kullanarak işin istediği şekilde yapılmasını diretmek: Çalışanların uzmanlıklarına güvenmez, kendi doğrularını dayatırlar. Bu durum, yapılan çalışmalarda hataları kaçınılmaz kılar ve çalışanlara kendilerini değersiz hissettirir.
  3. Hayır diyememek: Özellikle üst yönetime karşı personelin haklarını koruyamazlar. Verilen her talimatı itirazsız kabul ederler. Yapılabilirliği olmayan işlerde yöneticinin bu tutumu çalışanları zor durumda bırakır.
  4. İşini takip etmemek: Çalışanlarına görev verir, ancak süreç içerisinde hangi çalışmaların yapıldığını ya da yaşanan aksaklıkları takip etmezler.
  5. Kendisine bağlı çalışanları dinlememek: Çoğunlukla dinler gibi görünür, ancak anlatılanlara kulak vermezler. Önemsememelerinin temelinde, her şeyi en iyi kendilerinin bildiğine olan inançları yatar.
  6. Toplantı yapmamak: Kendisine bağlı çalışanlar ile çalışmaların gidişatı konusunda bir araya gelmezler. Aslında bu da, 4. maddenin bir sonucudur.
  7. Kayırmacılık: Ekibin içerisinde rekabet ortamı yaratmak, bu yolla performansı arttırmak gibi hedeflerle ya da tamamen şahsi menfaatlerle ( kendi işini yaptırmak ya da egosunu besleyecek manevi tatmin duygusuna ulaşmak amacıyla) bazı çalışanları kayırırlar.
  8. Program yapamamak, organize olamamak: Aceleci davranır, işin yapılması gereken temel adımları atlarlar. Ekip içerisinde görevleri tanımlayamaz, doğru kişileri o görevlere atayamazlar. 
  9. Yoğun kontrol kaygısı: Her şeyi kontrol altında tutmak isterler. Kendi görevleri olmasa da, herhangi bir çalışmadan yakınen haberdar olmadıklarına bunu bir güç kaybı olarak görürler. Bu nedenle her işi yapmak için istekli davranırlar.
  10. Kendini ifade etme becerisinden yoksun olmak: Konuşmayı öğrenememiş bir çocuğun hırçınlığını taşırlar. İstediklerini tam olarak personele anlatamaz, bu nedenle de işlerin yapılması gerektiği gibi ilerlemesini sağlayamazlar.



25 Kasım 2012 Pazar

FİZİKSEL ÇEVRENİN STRESE ETKİSİ

Gününüzün büyük bir parçasını geçirdiğiniz çalışma ortamınız oldukça önemli.

Yetersiz ofis araç gereçleri, kışın ısınmayan ya da tasarruf adı altında hiç ısıtılmayan buz gibi ofisler, tüm işiniz telefon üzerine kuruluyken, size verilen bozuk telefonlar, kendinize ait bir çalışma alanınızın olmayışı, gürültülü ve hareketli bir ortam...

Bu kadar bile süreklilik gösterdiğinde sizi mutsuz etmeye yetiyor.

Ne Yapmalı?

Bu durumu düzeltmek için hem sizin yapabileceğiniz, hem de yönetme ileterek çözebileceğiniz bazı noktalar var:

* Masanızı, dolabınızı temiz ve düzenli tutun. Üst üste yığılmış dosyalar, aralara sıkışıp kaybolmuş notlar hem sizi boğar, hem de işin kalitesini düşürür.
* Belki çok klişe ama, ufak bir çiçek alıp masanızın köşesine koyun. İnanın en bunaldığınız anlarda insana moral veriyor :) 
* Açık ofiste çalışıyorsanız ve yönetim tarafından belirlenmiş kurallarınız yoksa, ortak yaşam alanlarınız için çalışma arkadaşlarınızla birlikte minik kurallar belirleyin. Eğer varsa, bunları işler hale getirin. Ufak notlar hazırlayın mesela. Ofisinizin kapısında, masalarınızda, ortak kullandığınız dolaplarda, tuvalet kapılarında... Çalıştığınız insanları sürekli uyaramazsınız. Bu hem bıktırıcı olacaktır, hem de ilişkilerinizi zedeleyebilir. Sizi sürekli uyarsalar ne hissederdiniz? Bu nedenle minik, esprili hatırlatma notları işe yarayacaktır. Ofisinizin temizliğinden sorumlu biri yoksa, bir görevli alınana kadar bunu kendi içinizde çözün. Örneğin herkesin belirlenen ortak bir günde masasını silmesi bile, hem ekip içinde bir paylaşım yaratacak, hem de çalıştığınız ortamı güzelleştirecektir.

Bunlar sizin kontrolünüzde olan şeyler elbette. Bir de çözümü sizin dışınızda olacak sorunlar var. Bunlar için de mutlaka yapabileceğiniz şeyler var:

* Ofisiniz soğuksa, telefonlarınız bozuksa, ilgili teknik birimlerden destek isteyin. Yine olmuyorsa, durumu ve beklentilerinizi yönetime yazılı olarak bildirin ve sürecin takipçisi olun. Burada dikkat etmeniz gereken şey, sadece sorunu yazmamak. Sorunu açıkladıktan sonra, çözüme ilişkin fikir ve önerilerinizi, bu anlamda yönetimden beklediğiniz desteğin ne olduğunu da açık ve net bir biçimde yazarsanız, şikayetçi değil, çözüm odaklı bir çalışan olarak algılanırsınız:)