- Sigortanızın aldığınız maaş üzerinden yatması gerekir. "Sigortanız olacak zaten." gibi yuvarlak ifadelerle karşılaştığınızda irdeleyin.
- Ücret konusunda baştan netleşin. "Bu rakam başlangıç için. İki üç ay sonra gerçekçi bir rakam olacak." ifadesi işverenin "Sen bir başla, nasılsa ben seni oyalarım." ya da " Bu rakama bir 100- 200 eklerim." deme biçimi olabilir.
- İş tanımınızı ve sınırlarını olabildiğince net tutun. Sizden beklenebileceğini hissettiğiniz ve yapmak istemediğiniz işler için açık konuşun.
- Hafta sonu mesailerini sorun. "Gerekli durumlarda hafta sonu da mesai yapabiliyoruz." ifadesi sizin için yeterli olmasın. Hafta sonları tatil diye işe girip, her Cumartesi tam gün çalışan insanlarla dolu şirketler. Kime göre, neye göre gerekli? :)
- Kime bağlı çalışacağınızı nokta olarak öğrenin.
- Yukarıdaki 5 maddenin, muhakkak bir sözleşme ile teminat altına alınmasını sağlayın.
- Sözleşmede sizi zor duruma sokacak maddelerin olmadığından emin olun. Bazı şirketler, iş kanununda yer alan ifadelerin ötesine geçerek, işten ihbar süresini doldurarak ayrılma halinde dahi çok yüksek tazminatlar ödeyeceğinize dair maddeler koyuyor. Ya da oradan ayrıldıktan sonra belli süreler içerisinde benzer bir işe giremeyeceğinizi yazarak, sizi daima kendine bağımlı kılmayı hedefliyor.
- 1. madde için, sözleşmede yazan maaşınızın net/brüt olarak alacağınız rakamla örtüştüğünden emin olun. Sözleşmeye daha düşük bir ücret yazarak sigortanızı düşük ödeyebilir, kalan maaşınızı elden verebilir, hatta hiç vermeyebilirler. Bu durumda altında imzanız olduğu için hiç bir hak iddia edemezsiniz.
- 2. madde için, deneme sürecinden sonraki rakamın ve tarihin açıkça yazılmasını isteyin. "Deneme sürecinden sonra, X tarih itibariyle, sözleşmenin feshedilmemesi halinde aylık net/ brüt ücret Y kadar olacaktır." gibi bir ifade mutlaka bulunsun.
- Deneme süresini sözleşmede netleştirin ve sözleşmede yer alan işe giriş tarihi ile ilk bordronuza dikkat edin. Deneme süreci bahane edilerek sigortanızın birkaç ay geç başlatılma riskine karşı küçük bir tedbir.
14 Temmuz 2014 Pazartesi
YENİ BİR İŞE "EVET" DEMEDEN ÖNCE DİKKAT ETMENİZ GEREKEN 10 UNSUR
12 Mayıs 2014 Pazartesi
BİLGİLERİM KİMLERİN ELİNDE?
17 Nisan 2014 Perşembe
ÇOCUK PATRONUN DRAMI
14 Nisan 2014 Pazartesi
BÜYÜK KOLEJ PDR AİLE SEMPOZYUMU NOTLARIM
Aileler ve öğretmenlerimize, bireyde başarısızlığın nedenleri ve çözüm yolları üzerine bir sunum gerçekleştirdik. Başarısızlığın sebebi olarak zihinlere yerleşmiş tüm olguların dışına çıkarak, sorunun temeline indik. Gerçek potansiyelimizi kullanamamızın nedenlerini ve bu sorunu nasıl aşabileceğimizi konuştuk.
Sunumumu yaparken bir kez daha farkettik ki; toplumumuzdaki başarı algısı ve başarılı sayılabilmek için gerçekleşmesi gereken koşullar, kendimizi devamlı olarak geliştirmeyi, yenilemeyi ve mevcut potansiyelinizi mümkün olan en yüksek düzeyde açığa çıkarabilmeyi ve kullanabilmeyi gerektiriyor.
Katılıp bilgilenmek istediğim o kadar çok konu vardı ki... Maalesef ofiste beni başka işlerin bekliyor olması nedeniyle programın tamamına katılamadım. Bir sonraki sempozyumda tüm konukları dinleyebilmeyi diliyor, bu güzel organizasyonu gerçekleştiren Büyük Kolej ailesine ve organizasyon boyunca koşturan güleryüzlü PDR ekibine teşekkür ediyorum :)
16 Mart 2014 Pazar
LINE İLE YAPACAĞINIZ İŞ GÖRÜŞMELERİNİZİ KİMSE DİNLEYEMEZ
LINE’da kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor!
Yılın en ses getiren satın almalarından biri olan Facebook’un Whatsapp’ı satın alması iş dünyasında “Bilgilerimiz ne kadar güvende?” sorusunu da gündeme getirdi. Avrupa’da güvenlik uzmanlarının üzerinde durdukları bu konu, hızlı hareket etmek için e-posta yerine mesajlaşma uygulamalarına yönelenleri de ilgilendiriyor. Bu nedenle birçok kullanıcı alternatif uygulamalara yönelmeye başladı bile. Bu uygulamalar arasında öne çıkanlardan birisi de LINE. Uygulamada kullanıcı bilgi ve görüşmeleri 3G, 4G ve Wi-Fi dahil tüm ağlarda şifreleniyor. LINE’ın iç denetim yönetimi alanında üç uluslararası sertifikaya (SOC2, SOC3 ve SysTrust) sahip olan ilk mobil mesajlaşma uygulaması olması da güvenlik standartlarına verdikleri önemin bir kanıtı niteliğinde.iteliğinde.
Telefon Numaranızı Gizli Tutun
LINE’da kendinize özel bir ID belirleyerek telefon numaranızı kimselere vermeden iletişim kurabilirsiniz. Sizi LINE ID’nizi kullanarak ekleyen kişiler telefon numaranızı göremezler. LINE ID’nizi belirlemek için Diğer/Daha Fazlası > Ayarlar > Profil menüsünü kullanabilirsiniz.
Telefon numaranıza sahip kişilerin LINE arkadaşları listesine otomatik olarak eklenmek istemiyorsanız “Başkalarının Eklemesine İzin Ver” seçeneğini kapatabilirsiniz. Böylece sizi sadece LINE ID’nizi paylaştığınız kişiler ekleyebilir.
Tanımadığınız Kişilerin Sizi Rahatsız Etmesine Engel Olun
Anlık mesajlaşma uygulamaları kullananların korkulu rüyalarından birisi de yanlışlıkla alakasız bir mesajlaşma grubuna eklenmektir. LINE’da tanımadığınız kişilerin bulunduğu bir grup sohbetine davet edildiğinizde grupta bulunan kişiler telefon numaranızı göremiyor.
Tanımadığınız bir kişi size mesaj attığında LINE otomatik olarak “Ekle”, “Engelle” ve “Şikâyet et” seçeneklerini sunuyor. Eğer size mesaj gönderen kişiyi tanımıyorsanız kolayca engelleyebiliyorsunuz.
Telefonunuz Yanınızda Olmasa Da Mesajlarınızı Koruyun
Yazışmalarınızı meraklı gözlerden korumak için LINE’a şifre koyabiliyorsunuz. Diğer/Daha fazlası > Ayarlar > Gizlilik ayarlarından “Şifre Kilidi”ni kullanarak LINE’ın her açılışta şifre sormasını sağlayabiliyorsunuz.
Ayrıca “Sohbet Odası Ayarları”ndan tüm sohbet geçmişinizi ve sohbetler içerisinde paylaştığınız tüm dosyaları tamamen silebiliyorsunuz.
Bir arkadaşınız LINE’dan size mesaj yazdığında bildirimin ekranda mesaj okunacak şekilde belirip belirmemesi ile ilgili ayarlarınızı da istediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz. Bildirim ayarlarında yer alan “Önizleme göster” seçeneğini kapattığınızda, yeni bir mesaj geldiğinde ekranda gelen mesaj yerine “Bir mesajınız var!” yazısı görünüyor.
Paylaşımlarınızı Gizleyin
LINE’ı rakiplerinden ayıran bir diğer özelliği de ileti, fotoğraf, video, bağlantı gibi paylaşımların yapılabildiği, sosyal medya yapısına sahip Timeline ve Home özellikleri. LINE’daki Timeline ve Home hareketlerinizi yalnızca arkadaşlarınız görebiliyor. Ancak burada da iletilerinizin kimler tarafından görüntülenebileceğini belirleyebiliyorsunuz.
Timeline’ınızda paylaşmak istediğiniz iletinizi hazırlarken alt menünün en sağında bulunan “Kişiler” sembolüne tıklayarak iletinizin gizlilik ayarlarını yapabilirsiniz.
Nerede, Ne Zaman İsterseniz Güvenle Konuşun, Mesajlaşın!
LINE'ı tüm akıllı telefonlarda (iPhone, Android, Windows Phone, Blackberry, Nokia), tabletlerde ve hatta bilgisayarınızda bile kullanabilirsiniz.
Kullandığınız cihaza uygun LINE indirmek için: http://line.me/tr/download
Bir boomads advertorial içeriğidir.
23 Şubat 2014 Pazar
Samsung, Hayalinin Peşinden Gidenleri Arıyor
Samsung,dünya çapında ses getiren “Hayalinin Peşinden Git” kampanyası ile tutkusunun peşinden koşanları başvuruya davet ediyor.
İstanbul, 07 Şubat 2014 - Samsung Electronics, tüm dünyada hayallerini ve tutkularını hayata geçirmek için teknolojiyi kullanan insanların sahip oldukları potansiyeli keşfetmeyi, paylaşmayı ve desteklemeyi hedefleyen “Hayalinin Peşinden Git” kampanyasını Türkiye’de başlattı. Başarılı mesleki kariyerleriyle tanınan ünlü mentorların da, başvuranlara fikir önderliği yapacağı kampanyaya başvuru için www.hayalininpesindengit.com adresi ziyaret edilebilir. Kampanyaya başvurular 28 Şubat 2014 tarihine kadar devam ediyor.
“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasının kazananları, Samsung ve mentor desteğiyle potansiyellerini açığa çıkararak, hayallerini gerçeğe dönüştürme fırsatını yakalıyor.
Her gün, heyecan verici şeyler yapmak için Samsung ürünlerini kullanan insanlardan ilham alan kampanya; tutkulu kullanıcıları hayallerini ve fikirlerini paylaşmaya davet ediyor. Fotoğrafçılık, mutfak sanatları, spor ve girişimcilik alanlarında başvuruların kabul edildiği kampanyanın kazananları projelerini hayata geçirme evresinde Samsung’un teknoloji desteğinin yanı sıra, aralarında Fotoğrafçı ve eğitmen Muammer Yanmaz, Kantin’in sahibi ve şefi Şemsa Denizsel, Spor spikeri ve yazarı Caner Eler ve B-Fit’in kurucu ortağı, girişimci ve Schwab Vakfı tarafından “2013 Yılının Sosyal Girişimcisi” seçilen Bedriye Hülya’nın da bulunduğu mentorlerin tecrübelerinden faydalanma fırsatı da bulacak.
Samsung Electronics Türkiye Başkanı Yoonie Joung projeyle ilgili olarak; “Samsung olarak teknolojinin, hayal gücüyle bir araya geldiğinde insanların hayatına anlam kazandırdığına inanıyoruz. Dünyanın dört bir yanında insanlar, Samsung teknolojisini kullanarak farklı ve yenilikçi başarılara imza atıyor. Ortaya çıkan hikayelerin yarattığı ilham doğrultusunda geliştirdiğimiz “Hayalinin Peşinden Git” kampanyasını Türkiye’de hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Diliyoruz ki bu proje ile, Türkiye’deki tüketicilerimizin sadece kişisel tutkularını keşfetmelerine değil, aynı zamanda dünya üzerindeki diğer tüketicilere de ilham vermelerine yardımcı olacağız” dedi.
Katılım koşulları
“Hayalinin Peşinden Git” kampanyasına www.hayalininpesindengit.com adresinden ya da Samsung Türkiye Facebook sayfasındaki “Launching People” uygulamasından başvurmak mümkün. Başvurular, 28 Şubat 2014 tarihine kadar gerçekleştirilebilecek.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
10 Şubat 2014 Pazartesi
5 ADIMDA MÜLAKATA HAZIRLIK
Bugüne dek mülakat sırasında yapılması ve yapılmaması gereken şeylerden söz ettik. Peki mülakata davet edildiğiniz andan mülakat gününe kadar neler yapmalı?
- İş tanımını ve aranan nitelikleri yeniden gözden geçirin: Referans olması için deneyimlerinizin içinden somut örnekler bulun. Aranan nitelikler arasında "liderlik", iş tanımı içerisinde "proje yönetimi" varsa, başarıyla sonuçlanmış bir proje çalışmanızı ve bu süreçte yaşadığınız liderlik deneyimlerini paylaşmak üzere hazırlık yapabilirsiniz.
- Kurumun misyon ve vizyonunu inceleyin: Kurumun neden kurulduğu ve hedeflerine ilişkin bilgi toplayın. Mülakat günü vereceğiniz yanıtlarda, bu alanlardaki küçük noktaları kullanmanın faydasını görebilirsiniz.
- Kurum ve mümkünse mülakatçı hakkında kendi yayınları dışında bilgi toplayın: "Kaç çalışanı vardır, eski çalışanları şirket hakkında neler söylüyor, sık sık eleman çıkarılır/değiştirilir mi, mülakatınızı yapacak kişinin vasıfları nelerdir, daha önce hangi görevlerde bulunmuştur" gibi sorulara bulacağınız yanıtlar, mülakatta hangi noktalarda temkinli olmanız ya da hangi soruları sormanız gerektiği noktasında size yardımcı olacaktır.
- Mülakat için uygun kıyafetler seçin: Herkesin bildiğini sandığımız ama hala en çok hata yapılan noktalardan biri maalesef. Evet, takım elbise başlığında genelleştiriyoruz ancak lütfen kol-paça boyuna, ütülü ve temiz olmasına, takı, makyaj ve parfümde sadeliğe dikkat edin. Aksi gerçekten çok rahatsız edici oluyor.
- Gideceğiniz yerin mesafesini, nasıl gidildiğini ve ne kadar sürdüğünü öğrenin: Mülakat yerine fazla erken gitmek de geç kalmak kadar yanlış. Gitmeden bir gün önce mutlaka bulunduğunuz yerin kuruma mesafesini ve nasıl gidildiğini öğrenin. Mülakat saatini göz önünde bulundurun. İş giriş-çıkış saatlerine denk geliyorsa trafiğe takılma riskini göz önünde bulundurun.
7 Şubat 2014 Cuma
İYİ BİR ÇALIŞANDAN "KURTULMAK" İÇİN 15 İPUCU
- Yaptığı çalışmaları takdir etmeyin, hatta görmezden gelin, aşağılayın.
- Sürekli açığını arayın ve her zaman eksik bir şeyler bulun.
- Onu en niteliksiz, en tembel çalışanlarla kıyaslayın, adına eşitlik diyin.
- Fütursuzca hesap sorun, açıklamalara kulak tıkayın.
- Mümkünse hesap sorduğunuz şeylerin yapılabilmesi için gerekli imkanları tanımamış olun. (maddi kaynak sağlamayın, aynı anda başka bir şey daha yapmasını isteyin)
- Söylediğiniz şeyleri inkar edin, söylemediklerinizi söylediğiniz konusunda ısrar edin.
- Kameralarla dakika dakika izleyin.
- Konuşmalarınızla iğneleyin.
- Nefes almadan söyleyeceklerinizi sıralayın. Sonra hızla ortamı terk edin. Cevap verme, kendini savunma ya da soru sorma fırsatı bırakmayın.
- Ondan sizin için fedakarlıklar yapmasını isteyin. Menfaatleriniz olduktan sonra tüm bunları unutun ve istediğiniz gibi çalışmadığını söyleyin.
- Onu aptal yerine koymaya çalışın.
- Kendinizi ondan daha zeki olduğunuz yalanına inandırın. Böylece ona yapacağınız her haksızlık girişiminde gereken cesareti kendinizde bulabileceksiniz.
- Onu asla dinlemeyin. Sonra onu dinlemediğiniz her konuda onun dediğine gelin ve buna rağmen tereddüt etmeden onu suçlayın.
- Ona önce tam yetki verdiğinizi söyleyin. Sonra yaşanan her durumda ona güvenmediğinizi gösterin. Adına prensip diyin.
- Hakkının çok altında bir maaş karşılığında çalıştırın.
Artık eserinizle gurur duyabilirsiniz:)
30 Ocak 2014 Perşembe
EYVAH BATIYORUZ !
31 Ekim 2013 Perşembe
MÜLAKATTA ADAY NEYİ, NASIL SORMALI?
İş görüşmelerinde soruları hep mülakatçının sorduğu yönündeki genel kanı değişiyor. Bu hem kendinizi farklı kılmak için bir fırsat, hem de mülakatı yapan kişinin sizi tanıması ve değerlendirmesi kadar, sizin kurumu tanımanız da önemli.- Kurumunuzda terfi sisteminin aktif olarak çalıştığını söylemiştiniz. Aday olduğum pozisyon için öngördüğünüz terfi planlaması hakkında bilgi alabilir miyim?
- İlandaki iş tanımının dışında, bu pozisyon için alınacak adaydan beklentileriniz var mıdır, nelerdir?
- Kurum içerisindeki yapılanma nasıldır?
- İşe alım süreci hakkında bilgi alabilir miyim?
- Aday olduğum pozisyon yeni mi açıldı yoksa daha önce var mıydı? Var ise daha önceki çalışanın ayrılış sebebini öğrenmemde sakınca var mı?
- Şirketinizin sunduğu yan haklar var mıdır, varsa nelerdir?
- Mevcut personeli geliştirmeye yönelik eğitim çalışmalarınız var mı? gibi...
28 Ekim 2013 Pazartesi
BİR ÇALIŞAN NASIL KAYBEDİLİR?
10 Ekim 2013 Perşembe
GRUP MÜLAKATINI AVANTAJA ÇEVİRİN
Grup mülakatları, son yıllarda kurumların sıklıkla başvurduğu bir teknik. Şirketlerin grup mülakatını tercih etmesinin ardında farklı nedenler olabiliyor. Başvuran aday sayısının fazla olmasından dolayı elemeyi kolaylaştırma ve zamandan kazanma gibi nedenlerin yanında,
- Liderlik vasıfları
- Grup içerisindeki tutum ve davranışları
- İkna kabiliyeti
- Kendini ifade etme biçimi
- Stres yönetimi becerisi
- Pratik zeka
- Yapıcılık
- Hızlı ve akılcı çözüm üretebilme becerisi
- Hedef odaklı çalışma becerisi
- Analiz yeteneği
- Bir vaka üzerinde aynı anda birden fazla dış etkenin etkilerini değerlendirerek karar verebilme becerisi
- Zaman yönetimi
- Karşısındakini etkin dinleme becerisi
- Etkili konuşma becerisi
- Özgüven
- Sakin olun ve iyi bir başlangıç için iyi bir analiz yapın: Heyecanla paniği birbirine karıştırmayın. Pozisyon için istekli ve heyecanlı olmak ayrı, rakipler ve sizi izleyen mülakatçıların karşısında paniğe kapılıp kekelemek ayrıdır. İlk sözü söyleyen her zaman yarışı kazanamıyor maalesef. Dolayısıyla acele etmeyin. Konuyu, kendi savunacağınız görüşün ve karşı tarafın savuacağı görüşün analizini iyi yapın. Rakipleriniz umarsızca birbirlerinin söylemlerine sadece muhalefet edip mantıklı öneriler getiremezken devreye girin, sakin ve kararlı bir ses tonu ile durumun kısa bir analizini yapıp önerinizi paylaşın. Tüm dikkatleri üzerinize çekeceğinize şüphe yok.
- Ekibinizin hem bir parçası hem de lideri olun: Eğer münazara için 2 gruba ayrılmışsanız ve savunacağınız konu belirli ise, size verilen düşünme süresi içerisinde önce kendi ekibinizi koordine edin. Fikirlerini alın, ortak bir kağıda yazın. Bu fikirler üzerinden giderek savunma geliştirmeyi önerin ve ekibi buna itin. Ancak her düşüncenizi ekiple paylaşmayın. Bırakın kilit noktalarda altın vuruş sizin olsun. Böylece hem ekip çalışmasına uygun, hem liderlik vasıflarına sahip bir imaj çizeceksiniz.
- Karşınızdaki konuşmacıyı etkin dinleyin: 1. madde ile bağdaşan bir unsur olarak etkin dinlemek grup mülakatlarında başarılı olmanın sırrı. Karşınızdakini çok iyi dinleyin. Bırakın konuşsun. Bir süre sonra kendini tekrarlamaya ve hata yapmaya başlayacaktır. İlk söylemleri ile sonradan yaptıkları konuşmalar arasındaki çelişkileri bulup çıkarın. Kendilerini zora sokacak ifadeleri yakalayın ve bunların üzerine gidin. Aslında onların da bu ifadeleriyle sizin savınızı desteklemiş olduklarını gösterin. Elbette etik sınırlar çerçevesinde :)
- Yapıcı olun: 3. maddeyi uygularken saldırgan bir tavır ya da açığını yakalamaktan mutlu olmuş bir yüz ifadesi takınmayın. Karşı tarafın açıklarını yakalarken, görüşlerine değer verdiğinizi de hissettirin. "Şu noktada size katılıyorum ancak x konuda önerdiğiniz durumdan söz etmek şu nedenlerle mümkün olmayacaktır. Bunun yerine şöyle bir öneri sunuyorum. Bu önerinin uygulanması halinde önerimde yer alan şu noktalardan dolayı şu durumlar düzene girecek ve sorun çözümlenecektir." gibi bir ifade hem dikkatli hem yapıcı bir imaj çizmenize yardımcı olacaktır.
- Konudan çok fazla uzaklaşmayın: İnsanlar genellikle yetersiz kaldıklarını hissettikleri konudan uzaklaşıp, kendilerini daha donanımlı hissettikleri konulara yoğunlaşmayı tercih ederler. Karşı tarafın böyle anları, sizin en güçlü olacağınız zamanlardır. Nerelerde yanıtsız kaldıklarını tespit edip o noktalara yoğunlaşın. Konuyu, sizi izleyen mülakatçıları rahatsız etmeyecek biçimde bu noktalar etrafında yeniden şekillendirin. Bir süre sonra rakibiniz zaten çözümsüz olduğu bir konuda daha fazla mücadele edemeyecek, etse bile vereceği yanıtlar boş muhalafetin ötesine geçemeyeceğinden avantajlı duruma geçeceksiniz.
- Zamanınızı iyi kullanın: Herkes sırası ile fikrini söyleyecekse, her aday için önceden bir zaman dilimi ayrılmıştır. Burada verilen düşünme süresinde hızlıca söyleyeceklerinizin planını yapın. Düşüncenizi net, anlaşılır bir biçimde ifade edin. Eğer 2 grup söz konusu ise ve süre bölünmemişse, kimseyi konuşturmamazlık etmeyin. Herkesin fikrini söylemesi için fırsat verin. Ancak devreye girmeniz gereken yeri çok iyi ayarlayın ve kalan süre doğrultusunda mülakat akışını siz yönlendirin. Güçlü savlarınızı söyleyebileceğiniz alanlara yavaş yavaş geçiş yapın. Söyleyeceklerinizi çok dalandırmayın ki karşı taraf aksi bir şey söylediğinde yanıtlayıp onları ikna edebilecek zamanınız kalsın.
- Bir vaka üzerinde birden fazla şeyin etkili olabileceğini unutmayın: Olayları değerlendirirken karşı taraf size bir önerme ile gelecektir. Söyledikleri şey tek başına doğru kabul edilebilir. Ancak aynı sürece etki eden onlarca faktörün varlığından söz edebilir misiniz, bunu hızla analiz edin. Eğer söz edebiliyorsanız, ve dğer faktörler devreye girdiğinde sonuc farklı yönlerde etkiliyorsa bunları devreye sokun. " Söylediğiniz doğru ancak bunu sölerken şu koşulları göz önünde bulundurdunuz mu? Bunlar için bir öneriniz var mı?" gibi sorular yöneltin. Ardından neden doğru olmayacağını ve çözüm için neler yapılması gerektiğini siz söyleyin.
2 Ağustos 2013 Cuma
BAŞARISIZLIĞIN SUÇLUSU KİM?
- Kendinize gerçekçi hedefler koydunuz
- Bu hedeflere ulaşmak için mantıklı bir planlama yaptınız
- Çalışma planınızı disiplinli bir şekilde uyguladınız
- Süreç içerisinde katettiğiniz aşamaları ve durumunuzu kontrol ettiniz
- Eksiklerinizi tespit edip telafi yoluna gittiniz
- Daha hızlı ve kolay öğrenmenizi,
- Öğrendiklerinizi unutmamanızı
- Hangi bilgiyi, nerde nasıl kullanacağınızın muhakemesini yapabilmenizi sağlıyor.
- Dikkat
- Hafıza
- Mantık-Muhakeme
2 Temmuz 2013 Salı
INSPARKUS DENEYİMİMDEN NOTLAR...

İkinci adımda geleceğinizi hayal ediyorsunuz. Ben ilk etapta hayalimi yazıya ve görsele dökmekte sorun yaşadım. Bu gibi durumları öngörerek, gözünüzde canlandırmanıza ve ifade edebilmenize yardımcı olabilmek için çeşitli görseller sunuyorlar. Ben de kendime en yakın hissettiğim görseli seçerek, zihnimi netleştirdim.
Dördüncü adımda kariyer hedeflerinizi belirliyorsunuz. Bunun için ihtiyaç duymanız halinde, ilgili meslek gruplarından insanlarla görüşüp fikir sahibi olabiliyorsunuz. Bu hedeflere birer renk veriyorsunuz. Açıkçası renkle ilgili kısmı pek anlamadım ya da ben yapamadım. Sanıyorum renklerin psikolojik etkileri ile ilgili idi.
24 Haziran 2013 Pazartesi
KONUK YAZAR NEDİM İLERİ' DEN DEĞERLİ BİR PAYLAŞIM: DOĞRU ANLAMAK İÇİN ÖNCE DOĞRU ALGI GEREKİYOR
DOĞRU ANLAMAK İÇİN ÖNCE DOĞRU ALGI GEREKİYOR
7 Haziran 2013 Cuma
ŞİRKETİNİZDE BİR BOY AYNASI BULUNDURUN
- Ücretlendirme ve performans değerlendirme sisteminin düzgün çalıştığından emin olun: Çalışanın performansı çok iyi izlenmeli ve değerlendirilmeli. Gerekli zamanlarda ödüllendirilmeli. Maaşlar, çalışana verilen iş yükü ile doğru orantılı olmalı. "Az maaşa çok iş" beklentisi, çalışanın bulduğu ilk fırsatta daha iyi koşullardaki bir şirkete geçmesine davetiye çıkarır.
- Sigortaları maaş üzerinden ve düzenli olarak yatırın: Şirketlerin, çalışanların sigortalarını ödemeleri gerekliliğinin yanı sıra, bunu düzenli olarak ve çalışanın mevcut maaşıyla paralel olarak ödemeleri gerekiyor. Şirketinizin maaşınızı düşük göstermediğinden emin olun.
- Çalışmaları saygı çerçevesinde yapın: Emir cümleleri yerine rica cümleleri kullanılmalı. Çalışanın acil olarak çözmesi gereken sağlık vb. sorunlar için çalışanlara anlayışlı davranılmalı, gerekiyorsa izin kullandırılmalı.
- Çalışanın fikir ve önerilerine değer verin: Yönetimler, çalışanların çalışmalarla ilgili paylaşımlarına kulak vermeli, hatta çalışanların bu sürece dahil olmasını sağlamalı. Bu durum, çalışanları motive edeceği gibi, yönetimin gözünden kaçan hataların fark edilip düzeltilmesine, eksik kalan noktaların tamamlanarak ürün kalitesinin yükseltilmesine olanak sağlar. Kaldı ki, bir pozisyon için uzman alıyorsanız, bırakın da işi bilen yapsın öyle değil mi?
- Maaşlar banka üzerinde, zamanında ve eksiksiz yatırın: İşverenseniz, belirli bir ücret karşılığında çalışması için anlaşma imzaladığınız çalışanlara karşı maaşları düzenli ve tam yatırma sorumluluğunuz vardır. Nasıl ki çalışanlarınızdan verdiğiniz görevleri istediğiniz sürede tamamlamalarını istiyorsanız, siz de söz verdiğiniz tarihte çalışmalarının karşılığını veriyor olmalısınız. Maaşların banka üzerinden ödeniyor olması, şirketin kurumsallığı ve güvenilirliği hakkında çalışanların zihnindeki soru işaretlerini giderecektir.
- Nitelikli bir çalışandan, başkalarına yaptıramadığınız işleri istemeyin: Bu sizin yönetim başarısızlığınızı gösterir. Düşük nitelikli çalışanın bilinçli olarak yapmadığı bir işi, nitelikli çalışana yüklemek, bireyin kurumdaki yönetim boşluklarını görmesine ve kullanıldığını hissetmesine yol açabilir.
- Sözleşme imzalayın: Tüm koşulları içeren sözleşmenin imzalanması, hem işveren hem de çalışan için bir güvencedir.
- Tek kişiyle 5 kişilik iş yapmayın: 6. maddeden farklı olarak; minimum çalışanla maksimum verim düşüncesiyle, farklı farklı kişilerin yapması gereken çalışmaları, tek kişiye yükleyip, tek kişi maaşı ile çalıştırmayın. Şirketin yapacağı bu cimrilik, orta ve uzun vadede verimsizlik ve nitelikli çalışanın yaşayacağı tükenmişlik sendromu olarak size geri dönecektir.
- İş kanununda belirtilen çalışma saatlerinin üzerine çıkmayın: Çalışanların iş dışında da bir hayatlarının olduğunu unutmayın. İstediğiniz çalışmaların hızla anlaşılıp yerine getirilmesi çalışmayı keyifli hale getirebilir, ancak tadında bırakın ki, bir sonraki güne de aynı tempoda çalışabilecek çalışanlarınız olsun :)
- Özel günlere ve motivasyon etkinliklerine zaman ayırın: Çalışanlarınızı mutlu edin. Bunu doğum günlerinde sürpriz bir kutlama yaparak ya da bunaldıklarını hissettiğiniz bir dönemde ofise güzel bir pizza söyleyerek başarabilirsiniz.
26 Mayıs 2013 Pazar
Buluttaki ofisinize geçmeye hazır mısınız?
Office 365’le çalışmayı seçtiğiniz her yer artık ofisiniz. İster ofiste, ister yolda, ister tatilde olun; ofisinize her yerden ulaşabilir, ekip olarak ayrıyken bile birlikte çalışabilirsiniz. Kısaca siz havaalanında, ekip arkadaşlarınızdan biri ofiste, diğeri dışarıda toplantıda olabilir ve siz yine de aynı anda, aynı doküman üzerinde çalışabilirsiniz.
İşinizle ilgili her şeye, her cihazdan erişebilir, ofis dışındayken bile “ofis içinde” olabilirsiniz. Yemekteyken patronunuz arayıp, satış tablosunu havalı bir grafiğe dönüştürmenizi istedi diyelim. Office 365’iniz varsa sorun yok. SkyDrive ile buluta yüklediğiniz Excel’i restoranda açabilir, gerekli düzenlemeyi yapıp, ofisteki patronunuza yollayabilirsiniz.
Office 365’in en beğenilen özelliklerinden biri olan HD görüntülü görüşme sayesinde ekip arkadaşlarınıza veya müşterilerinize bağlanıp, görüntülü görüşmelerle işinizi yüz yüze halledebilirsiniz. Böylece hem 1 saatlik toplantı için 3 saatlik trafik çilesi çekmezsiniz, hem de yol masraflarınızı azaltabilirsiniz.
“Bizim için hem ekonomik, hem de güvenli çözüm önemli” diyorsanız; işletmenize en uygun Office 365 planını seçin, “Kullandığın Kadar Öde Modeli” ile hem maliyetlerinizi azaltın, hem de sürekli veri yedeklemesinde kayıplar yaşamayın.
Üstelik Office 365’e geçiş çok kolay; dakikalar içinde kurun ve hemen kullanmaya başlayın.
Siz buluttaki ofisinize ne zaman geçiyorsunuz? Daha fazla bilgi için www.office365.com veya 444 9 365
.jpg)
.jpg)
Bir bumads advertorial içeriğidir.
21 Mayıs 2013 Salı
ÇALIŞILMASI ZOR İNSANLARI 5 ADIMDA YÖNETİN
- Ağırdan alırlar
- Otoriteyi kabul etmezler
- İtiraz ederler
- Akıl verirler
- Bildiklerini okurlar
- Sürekli söylenir, her işten şikayet ederler
- Bir işi yapmamak için türlü bahaneler bulurlar
- Bağlı olduğu birden fazla kişi varsa, isteklerini yaptırabileceği tarafa yaklaşmaya çalışırlar
- Şahsa göre davranış geliştirirler
- Astlarınızla mesafenizi daima koruyun. Tamamen kopuk ve ilgisiz olmayın elbette. Ancak bu çizgiyi bir defa çiğnerseniz, artık o çizgi her an geçilmeye müsait demektir. Gerektiği ölçüde bir arada zaman geçirin, takım ruhunu güçlendirecek etkinliklerde tüm ekiple beraber yer alın. Gerektiğinde astlarınızın sizinle sorunlarını paylaşabilecek ölçüde açık olabilmelerine olanak sağlayacak güven ve samimiyeti onlara hissettirin. Ama hem kendi sınırlarını hem de sizin sınırlarınızı açık olarak bilmelerini sağlayın. Bunu her an müsait olmayarak sağlayabilmek mümkün örneğin. Ya da kapınızı kapalı tutarak. Kapıyı çalarak içeri girmek, karşı tarafı duraklatıcı bir rol oynayacak, sizin sürekli "müsait" olmayacağınızı düşünmesini sağlayacaktır. Bu da yeterli olmuyorsa, odanıza girip rahatça oturup sohbete başlıyorsa, konunun ne olduğunu kısaca belirtmesini talep edebilirsiniz. Durumun aciliyetine göre, o anda dinler ya da müsait olmadığınızı, kendisi ile daha sonra ilgilenebileceğinizi belirtebilirsiniz. Ve elbette daha sonra ilgilenmelisiniz ki, size olan güvenini kaybetmeyin.
- Her sabah iş planı için bir araya gelin. Burada kilit nokta, tüm günün iş planını bir defada bireye vermemek. Normal şartlar altında, çalışanın yapacağı işi bilmesi ve kendini buna göre ayarlaması etik olandır. Ancak bu gibi çalışılması zor insanlarla iş yapabilmek için, kontrolün sizde olması gerekiyor. Bu nedenle onunla paylaşacaklarınızı gün içine bölün. Örneğin sabahtan bir araya gelin ve öğlene kadar tamamlanması gereken çalışmaları aktarın. Öğle tatiline girmeden önce bunların tamamlanarak size iletilmiş olmasını, geldiğinde öğleden sonraki çalışmalarla ilgili yeni paylaşımlarınız olacağını çalışana bildirin. Daha detaylı bir kontrol gerektiriyorsa, saat koyun. Örneğin; "Bu işi saat 13:30 da veriyorum. Şu şartlar yerine getirilecek şekilde, şu işleri saat 15:00 itibariyle tamamlamış olmanızı rica ediyorum." gibi bir ifade, sınırlarını sizin belirlediğiniz bir çalışma sürecini başlatacaktır. Böylece karşı taraf kontrolün kendi elinde olmadığını daha somut olarak algılayacak, ardından yeni işlerin de geleceğini anlayarak işleri yavaşlatamayacak.
- Kararlı bir ses tonu ve kararlı ifadeler kullanın. Rica cümleleri karşı tarafta olması gereken etkiyi yaratmıyorsa, daha net ifadeler kullanmak gerekiyor olabilir. Fakat despot bir davranış biçiminden kesinlikle uzak durun. Çünkü bu tavır, ancak çaresizliğe düşmüş insanların panikle saldırganlaştığını düşünürsek, genel kanının aksine sizi güçsüz ve çaresiz gösterecektir. Bunun yerine daha sakin, ancak kararlı ve güçlü bir ses tonu ve net ifadeler kullanın: " Şu işleri şu şekilde saat 11:00' e kadar tamamlayalım, bitirince lütfen haber verin, diğer işlerinizi vereceğim." gibi...
- Aynı kişi sizin dışınızda başka yöneticilere de bağlı ise kurumunuz ve çalışmalarınızın elverdiği ölçüde bir davranış birliği içinde bulunmaya gayret edin. Bu sayede, sizden alamadığı onayı başkasından alması ve sizin yönlendirmelerinizi saymamasının önüne geçmiş olacaksınız.
- Neden orada olduğunu hatırlatın ve yaptığı işe saygı duymasını sağlayın. Sürekli yaptığı işten şikayet eden insanlar, hem işin kalitesini düşürür hem de olumsuzluklarıyla diğer çalışanları demotive eder. Önce yaşadığı sıkıntının nedenlerini öğrenin. İş güvenliği, sağlık sorunları gibi haklı nedenlerle sorun yaşıyor olabilir. Bu sorunların çözüme kavuşmasını sağlayın. Bu durumda da aynı davranışlar sürüyorsa, birebir görüşmeler düzenleyin. Gerekiyorsa tüm ekibe bir toplantı hazırlayın. Herkesin görev tanımını, kurum içinde bulunduğu pozisyonu, yetki ve sorumluluklarını anlatın.
16 Mayıs 2013 Perşembe
VERİMLİ TOPLANTILAR İÇİN
Hantallaşmış sistemlerde, sıklıkla, uzun süreli ve gündemi net olmayan toplantılar yapılıyor. Bu da bir süre sonra çalışanları bıktırıyor. Daha yüksek verim ve daha iyi sonuçlar almak amacıyla yapılan toplantılar, doğru içerik ve sürece sahip değilse, çalışanlar için bir eziyete dönüşüyor. Bir yanda yetiştirmesi gereken işleri dururken, sürekli olarak sonuçsuz toplantılara katılmak zorunda kalan çalışanın algısında toplantılar, zaman kaybettiren gereksiz birer faaliyet olarak biçimleniyor. Bu sorunların yaşanmasının önüne geçmek için yapılması gerekenler ise şöyle:
- Mevcut durumun tanımlanması
- Önerilerin getirilmesi, fikir paylaşımı
- Uygulanacak yöntemin kararının alınması
- Görevlendirme ve iş bölümünün yapılması, ekiplerin kurulması
7 Nisan 2013 Pazar
TÜKENDİM BEN!
- Molaların kaldırılması
- Çalışma halindeki bireyin sürekli kontrol edilmesi, eleştirilmesi, bireye sıklıkla müdahale edilmesi ki bu bir süre sonra bireyin yaptığı işe ve kendine duyduğu güveni ve hevesi zedeliyor.
- Mantık dışı istekler, gerçekçi olmayan zaman sınırlamaları
- Gerekli yetki verilmeden bireye sorumluluk verilip hesap sorulması
- Kurum içerisindeki koordinasyonsuzluk, iletişim kopuklukları
- Ara pozisyonlarda yer alan art niyetli ya da yetersiz çalışanlar
- Kontrol edilmediği anda işten kaytarır düşüncesi ve bunun çalışana hissettirilmesi
- Öncelikle kendine kimsenin kusursuz olmadığını, olmak zorunda da olmadığını hatırlatmalı.
- Eğer yapılan işte hata yapmak hayati bir önem taşıyor ise yönetime görev düşüyor. Yönetim, çalışanının ortalama performansını bilmeli. Bu doğrultuda gerekiyorsa ikinci bir çalışanla desteklemeli. Özellikle doğru karar alma, sorumluluk taşıma ya da kısa sürede kusursuz bir çalışma yapma gibi ekstra baskıları olan işler, bir çalışanın üzerine yıkılmamalı. Cimri şirketler çalışanlarını tüketiyor.
- Birey stresini yönetebilmek için kendine özel yöntemler keşfetmeli. Örneğin ben stresimi azaltmak için, uluslararası bir firmanın kaliteli yaşama yönelik ürünlerini (uyku sistemi, havalandırma vs) kullanmış, rahatlama ve enerjimi yeniden kazanma anlamında oldukça faydasını görmüştüm. Merak edenlere rahatlıkla tavsiye edebilirim.
- Birey dik durmalı, şunu hatırlamalı ve yönetime de hatırlatmalı: "Burada sadece çalışıyorum. Bunun dışında da bir hayatım var. Her ikisini de sağlıklı sürdürebilmem için sağlıklı koşullara ihtiyacım var. Yani bu molalar, düzgün muamele ya da sorumluluk veriliyorsa yetkinin de verilmesi benim için bir lüks değil, mutlak birer gereklilik."
- İşten ayrılmak. Bazen tek çözüm bu olabiliyor. Ancak bireyin yaşadığı sorunlardan üst yönetimin haberi bile olmayabilir. Bu sebeple istifadan önce bireyin üstleriyle konuşması, durumu paylaşıp çözüm için destek istemesi ya da çözüme yönelik önerilerde bulunması fayda sağlayabilir. Durum hala çözülemiyor hatta yönetim tarafından da ısrarla sürdürülüyorsa, şahsi görüşüme göre çözüm, yolları ayırmak oluyor. Fakat işten ayrılmak, yeni bir iş bulmak her zaman kolay olmuyor; farkındayım. Bu anlamda birey uzman desteğine de başvurabilir. Sorunla başa çıkabilme yöntemleri adına profesyonel destek alınabilir. Kurumun kötü yönetim anlayışı düzelmese de bireyin kendini daha az etkilenir hale getirmesi yararına olacaktır.









